Son Eklenenler
Loading...
belge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
belge etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ekim 2012 Pazar

Dokunmatik ekranlarda devrim

Düzenle
Dokunmatik ekranlar, teknolojiyi kullanma biçimini her geçen gün değiştiriyor. Akıllı telefonlar ve tabletlerle hayatımızda daha fazla yer edinen bu ekranların geleceğini keşfetme vakti geldi.

Kendimizi bildik bileli, bilgisayar kullanmanın tek yolu farelerimiz ve klavyelerimizdi. Ne zaman ki dokunmatik ekranlı telefonlar ve tabletler çıktı, işte o zaman bilgisayar kullanmanın yeni şekillerini keşfettik. Artık ihtiyacımız olan tek ‘araç’ parmaklarımız. Günümüzde bu teknoloji, monitörlerden tabletlere, dizüstü bilgisayarlardan hepsi bir arada bilgisayarlara kadar birçok farklı üründe yer alıyor ve alıştığımız fare ve klavyenin yerini tutmaya başlıyor. Çoklu dokunma özelliği olan arayüzlerin ve ürünlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Dokunmatik ekran teknolojisindeki ilerlemeler, bilimkurguyu neredeyse gerçeğe dönüştürdü. Bu teknolojiyi yalnızca parmaklarınızla dokunduğunuz ekranlar üzerinden yorumluyorsanız, geri plandaki birçok şeyi atlıyorsunuz demektir.

Dokunmatik ekranların günümüzde nasıl çalıştığını; ‘dokunma’, ‘sıkıştırma’ ve ‘kaydırma’ adı verilen el hareketleriyle anlatmak mümkün.

GÜNLÜK HAYATIMIZIN PARÇASI

Dokunmatik ekranlar artık her yerde ve uzun süre de bizi çepeçevre kuşatacak gibiler. Ancak eminiz ki dokunmatik ekranlı bir cihazla yalnızca birkaç dakika geçirdikten sonra eskisine dönmek bile isteyemeyeceksiniz. Bu teknolojinin ne tür fırsatlar sunduğunu, kullanımının ne kadar kolay olduğunu görmek için geleceğe hazırlıklı olun.

Dönüp baktığımızda, bu teknolojinin ilk kez 1965’te hayatımıza girdiğini görüyoruz ve nispeten yeni bir gelişme olmasına rağmen, ATM gibi cihazlarda yaklaşık 30 yıldır kullandığımızı kolaylıkla unutabiliyoruz.

Yakın zamana kadar iki farklı dokunmatik ekran teknolojisi vardı. Bunlardan biri, dirençli (resistive) sistem adı verilen eski yöntemdi. Bu ekranlar, aralarında az bir boşluk bırakılan iki ayrı katmandan oluşuyordu. Üstteki tabakayı dokunulduğunda alt tabaka harekete geçiriyordu ve aradaki iletişim de ‘dokunma’ olarak algılanıyordu. Dirençli ekranların en büyük dezavantajı, diğer teknolojilere oranla hassasiyetinin zayıf olması ve büyük bölümünün çoklu dokunma özelliğini desteklememesiydi.

Kapasitif olanlardaysa, iletken bir katmanla yalıtımı yapılan cam ekranlar kullanılıyor. Parmaklarımız da iletken olduğu için, ekrana dokunulduğunda belli miktarda bir elektrik yükü oluşuyor ve algılanan bu yük de ekranın elektrostatik alanında aksamaya neden oluyor. Kapasitif teknolojiler, dirençli olanlara kıyasla çok daha keskin ve çoklu dokunma hareketlerini destekliyor. Ancak bu gözle görülür avantajlarının yanı sıra bir de dezavantajı var: Hareket, parmaklarınızdaki yükle bağlandığı için, elinizde eldiven olduğu takdirde dokunma işlevi çalışmıyor.

Bugünlerde eski standartlara dayalı yeni bir teknoloji popülerlik kazanıyor: Optik dokunmatik ekranlar, NextWindow (www.nextwindow.com) adlı bir şirket tarafından geliştirildi. Üretim maliyetlerinin çok daha düşük olması ve harika sonuçlar elde edilmesi nedeniyle son zamanlarda çok ciddi rağbet görüyor.

CESUR YENİLİKLER BİZİ BEKLİYOR

Görünüşe bakılırsa çoklu dokunma teknolojisi; akıllı telefonlar, tabletler ve bilgisayarlar derken uzun süre varlığını koruyacak. Bu teknolojinin geleceğinde cesur yenilikler bizi bekliyor gibi görünüyor.
Microsoft, Windows 7’deki eski çoklu dokunma özelliklerini korumak için geriye uyumluluk işlevini windows 8’de devreye sokacak. Ancak Windows 8 için geliştirilen en önemli ayarlardan biri, beş parmağın kullanılabileceği el hareketlerinin desteklenmesi. Windows 8’in kendi komutları bir veya iki parmakla sınırlandırılırken, geriye uyumluluk gereği, beş parmağın kullanıldığı el hareketlerini destekleyen üçüncü parti uygulamalardan faydalanıyor. Böylece uygulama geliştiricilerin de ikiden fazla parmağın kullanıldığı ek komutlar geliştirmesini sağlıyor. Sonuç olarak Windows 8 için geliştirilen herhangi bir çoklu dokunmatik ekran, beş parmaklı el hareketlerini destekleyebilecek.

Gelecek nesil dokunmatik ekranlar için planlanan bir diğer özellik de parmağınızla ekrana dokunduktan sonra ekranın bu dokunuşu algılama süresinin çok daha azaltılması. Şu anda 100 ms gibi bir zaman farkıyla işlemlerimizi yapabiliyoruz. İlk bakışta kulağa çok uzun bir süre gibi gelmiyor tabii ama aradaki farkı bariz bir şekilde görebiliyorsunuz.

BÜKÜLEBİLEN KAĞIT BİLGİSAYARLAR

Samsung şimdiden 46 inç transparan ekranların üretildiğine dair sürpriz duyurusunu yaptı. ASG ise yakın zamanda, Kinect sensörü yoluyla kullanıcının ekran önünde yapacağı el hareketleri sonucunda cisimlerle oynayabileceği transparan ekranların tanıtımını... Bu, bir açıdan dokunmatik özelliğin büsbütün ortadan kalkması demek.

Diğer teknolojiler de meyvesini vermek üzere. Dokunsal geri besleme (haptic feedback) yeni bir şey değil ama artık daha dokunsal bir ortam için dokunmatik ekranlarla birlikte eşlenmiş durumda.
Geleceğin ekranları çok daha kolay işlenebilir olabilir çünkü 3M, uzun süredir üzerinde çalıştıkları esnek ve transparan ekranların tanıtıldığı konsept videoyu çok yakın zamanda yayımladı. Kanada üniversitelerindeki araştırmacılarsa herhangi bir kalıcı kırışma olmaksızın kâğıt kadar bükülebilen yeni akıllı telefonları tasarladı ve bu telefonlara ‘kâğıt bilgisayar’ adını verdi (www.hml.queensu.ca/paperphone).

EKRAN HAREKETLERİ

Sıkıştırma ve genişletme:
İşaret parmağınızı ve başparmağınızı, ekranı ‘çimdikleyerek’ bir sayfayı, fotoğrafı veya belgeyi yakınlaştırmak, uzaklaştırmak için kullanın.

Dokunma:
Dokunma hareketi, fare düğmesini kullanmak gibi. Seçim yapmak için parmağınızın ucuyla bir kez ekrana dokunun ve hemen çekin. Sağ tıklama işlemi için de ekrana dokunun ve aynı noktada bir süre parmağınızı bekletin. Tıklayıp sürükleme işlemi içinse, ekrana dokunun, bir süre parmağınızı bekletin ve ardından sürükleyin.

Ekran klavyesi:
Bir belgeye veya forma dokunduğunuzda, metin girişi yapabilmeniz için ekran klavyesi öne çıkıyor.

Kaydırma:
Büyük bir belge veya sayfa üzerinde gezinmek, sağdan sola veya soldan sağa geçmek için bir veya iki parmağınızı sürükleyin. Ne kadar hızlı sürüklerseniz, hareket de o kadar hızlı gerçekleşiyor.

Fiske:
Fiske hareketi, web sayfaları arasında ileri veya geri gitme, seçili simgeleri silme gibi kullanıcı tarafından belirlenmiş sekiz farklı hareket imkânı sağlıyor.

Döndürme:
İki parmağınızı ekrana yerleştirin ve ekrandaki görüntüyü veya imgeyi döndürebilmek, farklı bir açıdan görebilmek için parmaklarınızı birbirinin etrafında döndürün.



3 Ekim 2012 Çarşamba

Muhasebe sorular ve cevaplar

Düzenle
1- Muhasebenin tanımı nedir?

    Tüm kuruluşların mali nitelikteki işlemleri ve olayları para ile ifade edilmiş şekilde kaydeden, sınıflandıran, özetleyerek rapor eden ve sonuçlarını yorumlayan ve analiz eden bir bilim dalıdır.

2- Muhasebenin fonksiyonları nedir?

    Muhasebenin fonksiyonlarını kaydetme, sınıflandırma, özetleme ve raporlama (yorumlama) olarak dört ana grupta toplayabiliriz.

3- Muhasebenin kaydetme fonksiyonunu açıklayınız.

    Mali işlemleri belgelere dayanarak muhasebe sistemine göre muhasebe defterlerine kayıt yapılması aşamasıdır. Muhasebenin en önemli ve ilk fonksiyonudur.

4- Muhasebenin raporlama fonksiyonunu açıklayınız.

    Raporlama fonksiyonunda kaydedilen, sınıflandırılan ve özetlenen işlemler mali tablolar aracılığı ile sonuç aşamasına gelir. Bu sonuç aşaması da raporlamadır. Raporlama muhasebe sisteminin en son aşaması ve yorum yapma aşamasıdır.

5- Muhasebenin temel kavramlarını yazınız.

    Sosyal Sorumluluk, Kişilik, İşletmenin sürekliliği, Dönemsellik, Parayla ölçme, Maliyet esası, Tarafsızlık ve belgelendirme, Tutarlılık, Tam açıklama, İhtiyatlılık, Önemlilik ve Özün önceliği kavramları.

6- Muhasebebin temel kavramlarından kişilik kavramını açıklayınız.

    Kişilik kavramı işletme sahibinden, ortaklardan ve işletme ile ilgisi olan tüm kişi ve kuruluşlardan ayrı bir kişiliğe sahiptir. Yapılan işlemler bu kişilik adına yürütülür.

7- Muhasebebin temel kavramlarından dönemsellik kavramını açıklayınız.

    İşletmenin sınırsız olarak kabul edilen ömrü belli dönemlere ayrılır ve her dönemin faaliyetleri birbirinden bağımsız olarak sürdürülür. Muhasebede bu dönem genellikle bir yıldır.

8- Muhasebebin temel kavramlarından işletmenin sürekliliği kavramını açıklayınız.

    İşletmeler hiçbir zaman kapatılmak düşüncesiyle kurulamaz. Sözleşmede aksi bir madde yoksa işletmenin sonsuz bir süre için kurulduğu ve ömrünün belli bir süreye bağlı olmadığı kabul edilir. İşletmenin faaliyet süresi sahiplerinin yaşam süreleri ile sınırlı değildir.

9- Muhasebenin temel kavramlarından tutarlılık ve belgelendirme kavramını açıklayınız.

    Muhasebede yapılan tüm işlemlerin belgelendirilmesi ve kayıtların belgeye dayanması gerekir. Belgeler usulüne uygun düzenlenmeli ve gerçeği yansıtmalıdır. Kişilerin beyanına göre değil, fatura, senet, makbuz gibi belgelere dayanarak kayıt yapılmalıdır.

10- Muhasebenin genel muhasebe bölümü hakkında bilgi veriniz.

    İşletmenin parasal işlemlerinin ve sonuçlarının belgelere dayanarak tarih sırasına göre izlendiği muhasebe türüdür. Diğer adı finansal muhasebedir. İşletmenin varlık, kaynak, borç, alacak, gelir, gider, kâr ve zararı genel muhasebe sayesinde öğrenilir. Genel muhasebe muhasebe öğreniminin temelidir.

11- Muhasebenin temel kavramlarından tam açıklama kavramını açıklayınız.

    Muhasebenin temel kavramlarından birisi de bilgi vermektir. Tablolar işletmenin bilgilerine ihtiyaç duyan ve öğrenmek isteyen ilgi gruplarına yardımcı olacak ölçüde yeterli ve anlaşılır olmalıdır.

22 Haziran 2012 Cuma

Naylon Fatura Nasıl Anlasılır.

Düzenle
Denetim elemanı olarak çok sık karşılaştığımız sorulardan biridir. Hem mükelleflerden hem de meslek mensupları tarafından bu soruyla karşı karşıya kalıyoruz. Sahte belge kullanma nedeniyle incelenen mükellefler kullandığı bu belgenin sahte (Naylon) olduğunu ben nasıl anlarım diye soruyorlar.  Haklı olarak mükellefler bazen bu belgeleri bilmeden kullanıyorlar. Bazende bu belgeleri bilerek kullanarak vergisel avantajlar sağlıyorlar.

Günün birinde Naylon fatura düzenleniyor diye yapılan ihbar üzerine, polisler olay yerine intikal ediyor. Polislerden biri naylon faturalardan birini eline alıyor ve parmakları arasında götürüp getirdikten sonra; “bu bildiğimiz kağıt  fatura bunların neresi naylon fatura” diye söyleniyor. Tabi bu işin şakası onun için sizde naylon faturayı böyle anlamaya çalışmayın yoksa yanılırsınız.

Naylon faturanın nasıl anlaşılacağına geçmeden önce naylon fatura hakkında biraz açıklama yapmakta yarar var.

Aslında vergi kanunlarımızda naylon fatura diye bir fatura bulunmamaktadır. Halk arasında naylon fatura olarak isimlendirilen ve vergi kanunlarımızda sahte olarak belirtilen belgelerden,  VUK'nun 359. maddesinde bahsedilmiştir.

Sözkonusu madde de sahte belge şu şekilde tanımlanıyor:

Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgelerin sahte olduğu belirtiliyor. Örneğin herhangi bir mal satmadan mal satmış gibi fatura düzenlemek. Her ne kadar bu faturayı düzenleyen mükellefin gerçek bir ticari faaliyeti bulunsa dahi; gerçekte bir satışı olmadığı için bu belge sahte belge olarak kabul edilir.

Bazen mükellefler fatura aldıkları kişilerin gerçek ticari faaliyetlerinin olduklarını ve dolayısıyla bu belgenin sahte olmadığını iddia etmektedirler.

Evet; mükellef gerçekten ticari bir faaliyette bulunuyor olabilir. Ama sen herhangi bir mal veya hizmet almadan o belgeyi alırsan o belgede sahte olur.

Bilerek Sahte belge kullanma fiili için, VUK'nun 359'uncu maddesine göre 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası var. Ayrıca ziyaa uğratılan vergi nedeniyle 3. kat tutarında vergi ziyaı cezası kesilmektedir. Bununla birlikte mükellef kesilen vergi ve cezalar için tarhiyat öncesi ve tarhiyat sonrası uzlaşmadan yararlanamıyorlar. Görüleceği üzere vergi kanunlarımız bilerek sahte belge kullananlara ağır müeyyideler getirmiştir.

Ancak bazen mükellefler gerçekten farkına varmadan sahte belge kullanabiliyorlar. Böyle bir durumda yine bahsettiğimiz bu müeyyidelerle mi karşı karşıya kalacaklar? Bunun ayırımını vergi inceleme elemanları yapmaktadırlar. Yapılan vergi incelemesi sırasında, Vergi inceleme elemanında bunu bilmeden kullandığı yönünde bir kanaat oluşursa; o zaman ziyaa uğratılan vergi için tek kat vergi ziyaı cezası kesiliyor ve mükellefler uzlaşmadan yararlanıyorlar.

Sesinizi duyar gibiyim! “Artık şu naylon faturayı nasıl anlayacağız onu söyle” diye. Tamam, şimdi açıklıyorum. Az önce bahsettiğimiz müeyyidelerle karşılaşmamak ve başınıza dert açmak istemiyorsanız şu hususlara dikkat etmenizde yarar vardır.

- Mal veya hizmet aldığımız kişinin işyerine gidip gerçekte böyle bir faaliyeti varmı yokmu öğrenebiliriz.

 - Mal veya hizmet aldığınız kişinin size verdiği faturanın kendisine ait olup olmadığına dikkat ediniz. Eğer size mal aldığım yerden fatura kesitereceğim diyorsa o fatura sahte olabilir.

- İnternet ile birlikte artık neredeyse her şirketin web sitesi bulunmakta. Sizde internet üzerinden böyle bir firmanın olup olmadığını kontrol edebilirsiniz. Eğer mal veya hizmet aldığınız firmanın web sitesi varsa sizde olumlu bir kanaat oluşabilir. Şirketin ismini google arama motoruna yazmanız yeterli olacaktır.

- Mal veya hizmet aldığınız mükelleflere ödemeleri bankadan yapmanız o malı gerçekten aldığınıza dair bir kanıt olur. Ancak tamamını bankadan ödeyip sonra geri kalan kısmını alma yoluna başvurmayın. Çünkü vergi incelemesi sırasında ortaya çıkıyor. (Burası önemli)

-Bir diğer ispat şekli, aldığınız malın nakliyesini nasıl sağladığınız hususu ki, malın nakliyesi belgelerle ispatlanabilecek ise olumlu kanaat oluşturabilir.

- Ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığının web sitesinden mal aldığınız mükelleflerin faal olup olmadıklarına bakabilirsiniz. Bazen bakıyorsunuz mükellef terk etmiş ancak terk tarihinden sonra fatura düzenlemiş. İşte web sitesinden bakarsanız bunun önüne geçmiş olursunuz.

 Yukarıda değindiğimiz hususlara azami şekilde dikkat edilirse sahte belge kullanma nedeniyle karşılaşabileceğiniz müeyyidelerden kurtulabilirsiniz. Bilindiği üzere artık ba ve bs formları aylık olarak verilmekte ve verilen bu formlar çapraz kontrole tabi tutulmaktadır. Bu nedenle sahte belge kullanımının tespit edilmesi son derece kolaylaşmaktadır. Diğer elektronik kaynaklar da denetim elemanlarına büyük kolaylıklar sağlamaktadır. Dolayısıyla son derece dikkatli olmakta yarar vardır. Astarı yüzünden pahalı işlere girişmeyin diyerek sözlerimi bitirirken bir sonraki yazıda buluşmak dileğiyle!



 
Facebook Sayfam